Nefes

Bebekler doğuştan itibaren diyaframı kullanarak nefes alıp vermeye başlarlar. Karınlarının inip çıkmasından bunu anlayabiliriz. Çocukluktan yetişkinliğe geçişte veya ilerleyen yıllarda aşırı zihinsel veya duygusal stres gibi çeşitli nedenlerden ötürü diyafram solunumunun yerini göğüs solunumu almaya başlıyor.

 

Gözlerimizi bir parça organ gibi değerlendirmeyen Bates Metodu yaklaşımı bu durumun gözleri de olumsuz etkilediğini ileri sürüyor. Göğüs solunumu ya da genel anlamda yetersiz solunum gözler kadar diğer tüm organların da yeterli oksijenle beslenmesine engel oluyor.  Üstelik gözlerimiz en fazla oksijene ihtiyaç duyan organlarımızdandır… Ayrıca diyafram çalışmıyorsa tam anlamıyla gevşemiş bir bedenden söz etmek de mümkün değildir.

 

Görmeyi iyileştirmek için gün içinde derin nefes alışverişlere ihtiyaç yoktur, sadece nefes farkındalığınızı geliştirmenize ihtiyaç vardır.

 

Sık sık kendinizi kontrol edin. Nefesiniz nasıl? Bu aynı zamanda bedeninizle, ruhunuzla güçlü bir bağlantı kurmak için de iyi bir fırsat olacaktır. Kendinizi nefessiz bulduğunuz anlarda, belki yaşamınızda olması gereken doğal akışın olmadığını fark edeceksiniz; kendinizi bir şeylerden alıkoyduğunuzu ya da bedeninize bazı duyguların girmesini engellediğinizi, üstelik bunlar illa ki olumsuz duygular olmayabilir. Ayrıca sadece korkudan veya üzüntüden değil, mutluluktan da nefesinizi tutuyor olabilirsiniz.

 

Avusturyalı-Amerikalı psikiyatrist ve psikanalist W. Reich’ın ‘İnsan ölmekten çok, yaşamdan keyif almaktan korkar!’ çıkarımına varan düşüncelerinden çok etkilenirim.

 

Basit Nefes Egzersizleri...

 

Gözlerinizi kapayın ve önce nefesinizi telaşsız ve tam olarak boşaltın. Bunu yaparken karnınızın içeriye doğru çekildiğini hissedin. Ardından nefes alma sürecinizi izleyin; ciğerleriniz kendiliğinden nefesle dolacak, diyaframınız aşağıya doğru hareket ederek karnınızı şişirecektir. Önce eşit zamanda nefes vermeye ve almaya çalışın. Dört-beş nefes sonra gözlerinizi açtığınızda çevrenize bakın, görüşünüzde netlik az da olsa arttıysa, göz kaslarınız ve zihniniz bir miktar gevşemiştir!

 

Nefesinizi yavaş yavaş yapılandırın. Önce yukarıdaki gibi eşit zamanlı solunum yapın, ardından x saniyede nefesinizi alıyorsanız, 2x saniyede nefes vermeyi deneyin. Solunum sırasında boynunuzu rahatlatın. Omuzlarınız yükselip alçalmamalıdır. Solunumun karın ve göğüste, 360 derecede yarattığı hareketi izleyin; nefes alma sırasında ciğerleriniz nefesle dolarken kaburgalarınız önden ve arkadan genişliyor, nefes verirken ise daralıyor. Doğal, diyafram nefesini yaşam biçimi olana kadar sık sık pratik edin; bedeninizde ve hayatınızda sakinlik ve huzur artacaktır.